Anasayfa

PFAS: Yağmur suyunda ‘sonsuz kimyasallar’ tehlikesi

Çevre bilimcilerden oluşan bir ekip, ABD kontaminasyon yönergelerine dayanarak yağmur suyunun içilmesinin artık dünyanın hiçbir yerinde güvenli olmadığını belirtiyor

2 Dakikalık Okuma
|
İklim Kaynaklı Riskler ve Fırsatlar
Biyoçeşitlilik ve Ekosistemler

Çevre bilimcilerden oluşan bir ekip, ABD kontaminasyon yönergelerine dayanarak yağmur suyunun içilmesinin artık dünyanın hiçbir yerinde güvenli olmadığını belirtiyor. Yapılan araştırmalar bunun nedeninin, yağmur suyunun perflorlu ve poliflorlu alkil maddeler (PFAS) adı verilen tehlikeli kimyasallar içermesi olduğunu ifade ediyor. Stockholm Üniversitesi’nde uzun yıllardır PFAS üzerine çalışan araştırmacılar tarafından yayımlanan bir makalede, bu maddelerin tüm atmosfere yayıldığı ve dokunulmamış hiçbir yer bırakmadığına dair kanıtlar bulunduğu paylaşıldı.

Günümüzde insan yapımı binlerce PFAS, gıda ambalajları, su geçirmez giysiler, mobilyalar, halılar, tencere ve tavaların yapışmaz kaplamaları, yangın söndürücü köpükler, elektronik cihazlar, şampuanlar ve kozmetik ürünlerinde kullanılıyor.PFAS, bu maddelerin üretimi ve günlük kullanımı sırasında havaya salınıyor, okyanusa sızıyor ve denizde aerosol haline geliyor. Daha sonra atmosfere yayılarak yağmurlar ile dünyaya geri dönüyor. Genellikle "sonsuz kimyasal (forever chemicals)" olarak adlandırılan PFAS, uzun süre kimyasal yapısını koruyarak insanlarda, hayvanlarda ve ortamlarda madde birikimine neden oluyor. Artık Antarktika'da ve Arktik Denizi’ndeki buzullarda dahi PFAS maddesine rastlamak mümkün.

Bu kimyasal maddenin yaygınlığının, insan sağlığı için tehlike yaratabileceği öne sürülüyor. Yapılan çalışmalar PFAS’yi bazı kanserler, doğurganlığın azalması, aşı duyarlılığının düşmesi, yüksek kolesterol ve çocuklarda gelişimsel gecikmelerle ilişkilendiriyor. Çok sayıda farklı bileşik içeren ve çok yaygın olan mikroplastikler gibi, PFAS'ye maruz kalmanın uzun süreli sağlık etkilerini belirlemek zor. Yayımlanan makale, dünyadaki herkesin risk altında olduğunu öne sürüyor.

PFAS olarak bilinen bu kimyasal maddeler arasında en tehlikeli olanlar perflorooktanoik asit (PFOA) ve perflorooktan sülfonik asit (PFOS). Haziran ayında yapılan yeni çalışmalardaki bulgulara dayanarak, Çevre Koruma Ajansı (EPA) içme suyunda PFOA ve PFOS'nin ne kadar bulunabileceğine ilişkin bir yönerge yayınladı. Daha önce EPA, her iki madde için de kabul edilebilir seviyeyi trilyonda 70 parça olarak belirlemişti. Yeni yönerge ise güvenli seviyeleri PFOA için trilyonda 0,004 parça ve PFOS için trilyonda 0,02 parça ile sınırlandırıyor.

Stockholm Üniversitesi araştırmacıları, dünya genelinde yağmur suyu ve toprakta bulunan PFOA, PFOS ve diğer iki PFAS düzeylerini değerlendirdi. Gerçekleştirilen çalışma, yağmur suyundaki madde seviyelerinin EPA sınırlarını genellikle büyük ölçüde aştığını ortaya koydu. Ayrıca araştırmalar, dünyanın dört bir yanındaki toprağın katmanlarında da PFAS’ye rastlandığının altını çizdi. PFAS uzun süre kimyasal yapısını koruyabildiğinden ve okyanuslarda, atmosferde ve toprakta bulunabildiğinden, seviyelerin tehlikeli derecede yüksek olmaya devam etmesi bekleniyor.

Çalışmanın baş yazarı ve Stockholm Üniversitesi çevre bilimleri bölümü profesörü Ian Cousins endüstriyel dünyada doğrudan yağmur suyu içmesek de, dünyanın dört bir yanındaki birçok insanın yağmur suyu içmenin güvenli olmasını beklediğini belirtiyor. Ayrıca yağmur suyunun, içme suyu kaynaklarımızın çoğunu beslediğini vurguluyor.

Sonuç olarak, araştırmacılar, PFAS'ın insan sağlığı için “güvenli sınırı" aştığı sonucuna varıyor. PFAS kullanımlarının ve salımlarının hızla kısıtlanmasının hayati derecede önemli olduğu belirtiliyor. 

S360'ta ortak değer yaratmayı odağımıza alarak günümüzün en önemli sürdürülebilirlik problemleri üzerine stratejik öneriler geliştiriyor, böylece kârı amaçla birleştiriyoruz.

Detaylı bilgi için kurumsal web sitemizi ziyaret edebilirsiniz: www.s360.com.tr

İlginizi çekebilecek diğer makaleler

2 Dakikalık Okuma
May 31, 2024

İklim değişikliğinin nörolojik etkileri

3 Dakikalık Okuma
May 31, 2024

Büyük şirketler iklim taahhütlerini yerine getirmeleri için artan çağrılarla karşı karşıya

5 Dakikalık Okuma
May 10, 2024

Hidrojen ekonomisi ne kadar temiz?