Anasayfa

İklim uyumuna yetersiz yatırım, eşitsizlik ve sosyal huzursuzluk

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın (UNDP) COP28 iklim görüşmeleri öncesinde hazırladığı bir rapor, iklim savunmasına daha fazla yatırım yapılmadığı takdirde, su kıtlığı çeken Güney Sudan'daki sosyal huzursuzlukların Asya Pasifik de dahil olmak üzere başka yerlerde de ortaya çıkabileceği konusunda uyarıyor.

3 Dakikalık Okuma
|
İklim Kaynaklı Riskler ve Fırsatlar
Etki Ekonomisi ve Toplumsal Yatırım

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın (UNDP) COP28 iklim görüşmeleri öncesinde hazırladığı bir rapor, iklim savunmasına daha fazla yatırım yapılmadığı takdirde, su kıtlığı çeken Güney Sudan'daki sosyal huzursuzlukların Asya Pasifik de dahil olmak üzere başka yerlerde de ortaya çıkabileceği konusunda uyarıyor.  

Raporun tanıtımında konuşan UNDP baş ekonomisti Philip Schellekens, iklim şoklarının eşitsizliğin artmasına yol açabileceğini ve bölge genelindeki ülkelerde kutuplaşma alevlerini körükleyebileceğini söyledi.  

Raporda, Güneydoğu Asya'da demokrasinin erozyona uğradığı belirtildi. Rapora göre kamusal ve sivil alanların en son 1970'lerin sonlarında görülen derecede sınırlanması, bölgenin iklim değişikliğiyle mücadele kapasitesini tehdit ediyor. Aynı zamanda, Asya Pasifik'teki 30 ülkenin salımlarını azaltma sözü vermesine rağmen, ülkelerin çoğu bunu uygulamaya koyacak iyi finanse edilmiş stratejilerden yoksun. Hükümetler ise ekonomik büyümeye ve yoksulluğun azaltılmasına daha fazla öncelik veriyor.

İklim Uyumu

İklim uyumu, gıda, su ve altyapı sistemlerini iklim değişikliğinin etkilerine karşı korumak için alınan, kuraklığa dayanıklı mahsuller, kıyı bariyerlerinin korunması ve güvenli suya erişimin iyileştirilmesi gibi önlemleri ifade ediyor.  

Küresel Uyum Komisyonu'na (GCA) göre, iklim değişikliğinin küresel tarım verimindeki büyümeyi 2050 yılına kadar %30'a varan oranlarda baskılaması ve yeterli suya erişimi olmayan insan sayısını bugün 3,6 milyardan 2050 yılına kadar 5 milyarın üzerine çıkarması öngörülüyor.  

UNDP’nin iklim değişikliğine uyum kıdemli teknik danışmanı Yusuke Taishi, "İklim uyumuna yetersiz yatırım yapılmasının bölgesel çatışmalara yol açması riskine dair hiçbir şüphe yok." dedi. Danışman, iklim değişikliğinin gelişmekte olan ülkeleri nasıl etkilediğinin bir örneği olarak Güney Sudan'da su kaynakları konusundaki çatışmaya dikkat çekti.  

Şu anda, iklim uyum önlemlerinin finansmanı genel olarak yetersiz olma eğiliminde. Gelişmekte olan piyasalar odaklı bir banka tarafından Kasım 2022'de yapılan bir araştırma, Asya'daki mevcut sermayenin yalnızca %0,19'unun uyum ekonomisine gittiğini ortaya çıkardı. Bununla karşılaştırıldığında, rüzgâr santralleri ve güneş enerjisi sahaları kurmak gibi iklimi hafifletme önlemlerine milyarlarca dolar aktarılıyor. UNDP'nin araştırmasına göre de Asya Pasifik bölgesindeki 27 ülke iklim uyum planlarını güncelledi. Ancak, mevcut bölgesel iklim finansmanının yalnızca %8'i uyum için ayrıldı.  

İklim uyumuna yatırım yapmak, çevresel faydasının yanı sıra ekonomik faydalar da sağlayabilir. GCA'ya göre, 2030 yılına kadar erken uyarı sistemlerine, iklime dayanıklı altyapıya, iyileştirilmiş kurak alan tarımına ve dayanıklı su kaynaklarına küresel olarak 1,8 trilyon ABD doları yatırım yapmak, 7,1 trilyon ABD doları net fayda sağlayabilir.

Ay sonunda yapılacak COP28 iklim görüşmelerinde iklim uyumu finansmanının gündemin üst sıralarında yer alması bekleniyor. Müzakereler, savunmasız ülkelerin iklim değişikliğine uyum sağlamasına yardımcı olacak bir kayıp ve hasar fonu üzerinde yoğunlaşacak. Dünyanın en büyük tarihi kirleticisi olan ABD ise tartışmalı bir şekilde, fonun gönüllü olması için baskı yapıyor.  

Ekonomik İş birliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yakın zamanda yapılan bir araştırma, zengin ülkelerin, gelişmekte olan ülkelerin değişen iklime uyum sağlamasına yardımcı olmak için verdikleri yıllık 100 milyar ABD doları tutarındaki fonla 14 yıllık taahhütlerini hâlâ yerine getiremediğini ortaya çıkardı. 2021 yılında, Küresel Kuzey tarafından sağlanan iklim finansmanı, yıllık %8 artışla 89,6 milyar ABD dolarına ulaştı. Ancak, bu tutar taahhüt edilen tutarın 10 milyar ABD doları altında kaldı.

Taishi, Kasım ayının sonunda başlayacak olan COP28 iklim görüşmelerinin sonucunu tahmin etmenin zor olduğunu, ancak iklim uyum taahhütlerinin "ihtiyaç duyulanın yanına bile yaklaşamamasının" beklendiğini söyledi. Ancak, özel sektörden finansman açığını doldurmaya yardımcı olmak için olumlu hamleler yapıldığını, bunun da "kısmen, devlet öncülüğündeki müzakerelerin hiçbir yere gitmemesinden kaynaklanan hayal kırıklığından kaynaklandığını" belirtti.  

Taishi ek olarak, UNDP'nin, Dünya Sağlık Örgütü ve özel sektör bağışçılarıyla, enerji erişimi olmayan sağlık tesislerine temiz elektrik sağlamak amacıyla yürüttüğü ortaklığın, özel finansmanın uyum ekonomisine nasıl aktarılabileceğinin bir örneği olduğunu söyledi. UNDP'nin raporunda "Özel sektörle ortaklıklar çok önemli. Örneğin iklim riski finansmanı ve transferi Asya'da ilgi görüyor ancak iklimden kaynaklanan tahmini ekonomik kayıpların yalnızca üçte biri sigortalandı.” ifadelerine yer verildi. Raporda, risk transferinin ölçeğinin arttırılmasının, özellikle tarım ve altyapıya yönelik iklim risklerini azaltabileceği ve yönetebileceği belirtildi.

Rapora göre hükümetler ve ortaklar, girişimleri start-up ekosistemlerine bağlayarak teknolojik çözümlerden uyum için yararlanabilirler. Fonların yeniden yönlendirilmesini hızlandırmak amacıyla özel finansmana yönelik uygun ortamın desteklenmesinde hükümetlerin rolü kritik olmaya devam ediyor.  

Taishi de bu konuda “Şu anda elimizde olan şey, ihtiyaç duyulanın yakınında bile değil. Bu yüzden iklim uyumu finansmanı açığını doldurmak için bu ortaklıklardan daha fazlasını görmemiz gerekiyor” dedi.

S360'ta ortak değer yaratmayı odağımıza alarak günümüzün en önemli sürdürülebilirlik problemleri üzerine stratejik öneriler geliştiriyor, böylece kârı amaçla birleştiriyoruz.

Detaylı bilgi için kurumsal web sitemizi ziyaret edebilirsiniz: www.s360.com.tr

İlginizi çekebilecek diğer makaleler

5 Dakikalık Okuma
February 23, 2024

Daha iyi veriler, moda sektöründeki çalışanları iklim risklerinden koruyabilir mi?

3 Dakikalık Okuma
February 23, 2024

İklim Kırılganlık Endeksi eşitsizlikleri gözler önüne seriyor

4 Dakikalık Okuma
February 23, 2024

Genç seçmenler iklim krizini önemserken politikacılar susuyor