Anasayfa

Gıda ürünlerinde son kullanma tarihi kötü bir fikir olabilir

Gıda zincirinin her aşamasında atık ortaya çıkıyor, fakat evsel gıda atıkları en göze batanı. Araştırmalara göre Birleşik Krallık’taki evler yıllık yaklaşık 6,7 milyon ton gıda israf ediyor. Bu da satın alınan gıda ürünlerinin yaklaşık %32’sine eşdeğer.

2 Dakikalık Okuma
|
Sürdürülebilir Değer Zinciri
Sürdürülebilirlik için İnovasyon

Gıda zincirinin her aşamasında atık ortaya çıkıyor, fakat evsel gıda atıkları en göze batanı. Araştırmalara göre Birleşik Krallık’taki evler yıllık yaklaşık 6,7 milyon ton gıda israf ediyor. Bu da satın alınan gıda ürünlerinin yaklaşık %32’sine eşdeğer. Lancaster Üniversitesi öğretim üyesi Lingxuan Liu’ya göre gıda atıkları ve son kullanma tarihleri arasında önemli bir ilişki var.

Evsel gıda atıklarının yönetimi

Evsel gıda atıklarını yönetmek oldukça zor. Araştırmalar tüketicilerin büyük bir kısmının gıda atıklarının çevreye maliyeti konusunda bilinçsiz olduğunu ve sorumlu tutulmadığını belirtiyor.  Fakat gıda alımının ve tüketiminin iyi yönetilmesi gıda atıklarının önemli ölçüde azaltılmasını sağlayabilir. Çeşitli büyüklükteki gıda satıcıları ise gıda yönetimine katkı sağlamak için son kullanma tarihi etiketlerini kaldırıyor.

Araştırmalar tarih etiketlerinin tüketicilerin kararları üzerinde etkili olduğunu gösteriyor. Bir anket çalışmasına göre araştırmaya katılan Batı Avrupalı tüketicilerin %60’ı satın almadan önce veya yemek yapmaya başlarken ürünlerin son kullanma tarihini her zaman kontrol ediyor. Fakat yeni bir çalışmaya göre, tüketiciler tarih etiketlerini gıda güvenliği ile ilişkilendirdiği için yenebilir durumdaki ama tarihi geçmiş gıdaların yaklaşık %56,7’sinin atılmasına neden oluyor. Teknoloji Uzmanları Enstitüsü (Institute of Food Technologist) ise son kullanım tarihi etiketlerinin gıda güvenliği konusunda doğru ölçümü sunup sunamayacağı konusunda şüpheci bir tutum sergiliyor. Bunun nedenlerinden biri son kullanma tarihinin paketleme sonrası sıcaklığına dair bilgi vermemesi.

Bu bağlamda son kullanma tarihi etiketleri olmadan gıda ürünlerinin kalitesine ya da güvenirliğine nasıl emin olunacağına dair pek çok soru işareti ortaya çıkıyor. Birleşik Krallık merkezli bir girişim markaları tarih etiketleri yerine görme-koku-tat duyularına hitap eden yeni bir etiketleme sistemini kullanmaları için teşvik ediyor. Örneğin, bu yeni etiketleme sistemi avokado almayı düşünen müşterilere yenebilir durumda olan bir avokadonun dokusu ve tadı hakkında bilgi veriyor. Böylece bilinçlenmiş müşterilerin son kullanma tarihi geçmesine rağmen yenebilir durumda olan gıdaları atmamaları hedefleniyor.

The Waste and Resources Action Programme (WRAP) öngörülerine göre sadece elma, muz, patates, salatalık ve brokoli ürünlerinde son kullanma tarihi etiketlerinin kaldırılması durumunda Birleşik Krallık’ta her yıl yaklaşık 50.000 ton gıda atığının oluşumu önlenebilir.

Satıcılar neler yapabilir?

Bazı araştırmalar satıcıların gıda etiketlerini müşterilerin ihtiyaçlarına uygun tasarlamalarını tavsiye ediyor. Tarih etiketlerini “-den önce tüketiniz, genellikle sonrasında iyi” gibi tarihi geçmiş(!) gıdaların tüketiminin güvenli olduğunu belirtecek etiketler ile değiştirmek satıcılar ve tüketiciler için büyük bir etki yaratabilir. Aynı zamanda, tüketicileri uygun miktarda gıda ürünlerini almaya teşvik etmek gıda atığının azaltılmasına önemli ölçüde destek olabilir. Bu anlamda süpermarketler paketsiz ürün satmaları için giderek artan bir baskı altında.

Tüketicilerin davranışlarını değiştirmek

Etiket tasarımının yanı sıra uzun süreli farkındalık artırma amacıyla hazırlanan kampanyalar ve reklam çalışmaları da gıda atığını azaltmada önemli birer rol oynuyor. Örneğin, mobil yemek planlaması ve akıllı alışveriş ipuçları gibi uygulamalar ile tarih etiketlerinin ardındaki bilimsel gerçekler tüketicilere kolaylıkla ulaşabilir. Böylece bu konudaki yanlış anlaşılmaların önüne geçilebilir ve bilinçli alışveriş teşvik edilebilir. Ayrıca, tüm bu çalışmalar tüketicilerin yerel gıda ürünlerine hatta kent çiftçiliğine yönelmesini sağlayabilir. Sussex Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen ve 34 kent arsasındaki sebze ve meyve mahsullerini inceleyen bir pilot çalışması yetiştiricilerin metrekare başına yaklaşık bir kilo sebze ve meyve yetiştirdiğini gözlemledi. Bu miktar normal çiftlik tarafından yetiştirilen miktar ile neredeyse eşdeğer.

Ancak bu noktada altı çizilmesi gerekilen bir nokta, gıda israfında üreticilerin yönlendirmesini dikkate alan ve nihayetinde sağlıklı gıda alımında bir kaygı taşıyan biz tüketicilerin sorunun ne temelinde ne de tek başına çözümünde yer alabileceği. Tarihi geçmiş ama sağlık açısından tüketilebilir bir ürünün atılmasında, israfın kredisinin tüketicilere yazılmaması gerekiyor. Yine de tüketiciyi, marketin ve şirketlerin bu israfa ön ayak olan politikaları hakkında bilgilendirmek çözümün bir parçası olabilir.

Sonuç olarak, son kullanma etiketlerinin kaldırılması gıda atığını azaltma konusunda önemli bir adım olarak görülse de bu uygulamanın gerçek anlamda etkili olabilmesi için tüketicilerin önündeki bilgi kirliliği yerini bilimsel gerçeklere dayanan öz ve pratik bilgiye bırakmalı. Bu ana yaklaşıma ek olarak, tüketicileri bilinçlendirme çabaları aktif sorumluluk ve tutum değişikliği ile desteklenebilir.

S360'ta ortak değer yaratmayı odağımıza alarak günümüzün en önemli sürdürülebilirlik problemleri üzerine stratejik öneriler geliştiriyor, böylece kârı amaçla birleştiriyoruz.

Detaylı bilgi için kurumsal web sitemizi ziyaret edebilirsiniz: www.s360.com.tr

İlginizi çekebilecek diğer makaleler

5 Dakikalık Okuma
May 10, 2024

Hidrojen ekonomisi ne kadar temiz?

5 Dakikalık Okuma
May 10, 2024

Temiz teknolojide neden iş birliği ve rekabet gücünü dengelememiz gerekiyor?

3 Dakikalık Okuma
May 10, 2024

ILO: Çalışanların %70'i iklimle bağlantılı sağlık tehlikeleri riski altında