Anasayfa

Fosil yakıt çağı sona eriyor: İşte yatırımcıların bilmesi gerekenler

COP28'den sonra birçok iklim analisti, 2023'ün, fosil yakıtlarla desteklenen küresel ekonominin nihai düşüşünün öncesinde petrol için bir “zirve yılı" olduğunu düşünüyor. Yatırımcıların sürdürülebilirlik hedefleri ancak yatırım yaptıkları şirketlerin iklim taahhütleri konusunda kaydettikleri ilerleme kadar geçerli olabilir. Peki, güvenilir geçiş planlarının hayati bir bileşeni olan salım hedeflerine yönelik kurumsal ilerlemenin durumu, yatırımcıların bu zirveden sonra izleyebilecekleri yol hakkında ne söylüyor? Ve eğer düşüş başladıysa sürdürülebilir ve uzun vadeli değer yaratmaya yönelik yatırım stratejilerinin sonuçları ne olacak?

3 Dakikalık Okuma
|
Net Sıfır ve Karbonsuzlaştırma

COP28'den sonra birçok iklim analisti, 2023'ün, fosil yakıtlarla desteklenen küresel ekonominin nihai düşüşünün öncesinde petrol için bir “zirve yılı" olduğunu düşünüyor. Birleşmiş Milletler'in değerlendirmesine göre geçen yıl, fosil yakıt çağı için "sonunun başlangıcı" oldu.

Yatırımcıların sürdürülebilirlik hedefleri ancak yatırım yaptıkları şirketlerin iklim taahhütleri konusunda kaydettikleri ilerleme kadar geçerli olabilir. Peki, güvenilir geçiş planlarının hayati bir bileşeni olan salım hedeflerine yönelik kurumsal ilerlemenin durumu, yatırımcıların bu zirveden sonra izleyebilecekleri yol hakkında ne söylüyor? Ve eğer düşüş başladıysa sürdürülebilir ve uzun vadeli değer yaratmaya yönelik yatırım stratejilerinin sonuçları ne olacak?

Petrol için zirve tahminleri

Fosil yakıt kullanımı tüm karbondioksit salımlarının yaklaşık yüzde 90’ını oluşturuyor. Hem getiri hem de net sıfır hedefleri peşinde koşan yatırımcıların iki temel gerçekle yüzleşmesi gerekiyor.

Birincisi, bu, ilk yapılan "sonun başlangıcı" kehaneti değil.

Royal Dutch Shell jeologu M. King Hubbert, 1950'lerde, petrolün 1970'lerde zirveye ulaşacağını öngörmüştü. Scientific American'da 1998 yılında yayınlanan bir makale de üretimin muhtemelen "10 yıl içinde" azalacağını söylüyordu ve BP'nin 2020 için yayınladığı yıllık enerji beklentisi, petrol talebinin zirveye ulaştığını gösteriyordu.

Bazıları yararlı olmasına rağmen tüm bu modeller yanlıştı ve savaş ve beklenmedik olaylarla dolu geçen 2023, farklı bir beklenti ortaya çıkardı.

İkincisi, küresel çevre raporlama sistemi Karbon Açıklama Projesi (Carbon Disclosure Project – CDP), taahhütlerini takip ettikleri şirketlerin yaklaşık üçte birinin salım hedeflerine ulaşma yolunda ya da buna yakın olduklarını, açıklanan salımların yarısının ise endişe verici bir şekilde bu yolda olmadığını tespit etti.

CDP Kuzey Amerika şirketler ve tedarik zincirleri başkanı Simon Fischweicher, " Hem şirketler hem de finansal kuruluşlar için uzun vadeli hedeflerin ara dönem ilerlemelerle birleştirilmesi gerekiyor. Onaylanmış veya doğrulanmış bilime dayalı hedefleri olan 4.466 şirketimiz var, ancak uzun vadeli hedefleri belirleyen yalnızca 99 finans kurumu var ve bunların yalnızca üç tanesi Kuzey Amerika'dan." dedi.  

CDP ayrıca petrol ve gaz şirketlerinin açıklama ve taahhütlerinin hem sayısında hem de bunlara yönelik isteğinde bir düşüş gördü.

Veri kıtlığı

Ancak bunların hiçbiri temiz enerjinin yükselişte olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Örneğin Çin'in 2023'teki GSYİH büyümesinin %40'ı temiz enerji yatırımlarından geldi.

Apollo ve Brookfield gibi özel yatırımcılar, Nico McCrossan'ın geçen haftaki yazısında ele aldığı gibi, temiz enerji ve iklim yatırımlarının en derin noktasına atlıyor.

Apollo Çevresel, Sosyal, Yönetişim (ÇSY) başkanı Carletta Ooton, "En ilginç olan şey neyin düşüşte olduğu değil; insanlar bu konuda gün boyu spekülasyon yapabilir. Ben, neyin hızlandığını düşünmeyi seviyorum ve enerji geçişine yatırım yapmanın yeni yolları için muazzam fırsatlar görüyoruz." dedi. Ooton, 2027 yılına kadar 50 milyar dolarlık temiz enerji ve iklim sermayesi sağlama hedefine yönelik 31 milyar dolar yatırım yaptı.

Ooton'a göre şirketlerin açıklama verilerindeki gecikmenin büyük kısmı, şirketlerde konu bazılı uzmanlık ve deneyim eksikliğinin sürmesinden kaynaklanıyor. Bununla birlikte, sürdürülebilirlik pozisyonları Amerika Birleşik Devletleri'nde en hızlı büyüyen pozisyonlar arasında yer alıyor ve sürdürülebilirliğin açıklanmasına yönelik düzenleyici baskının bu eğilimi daha da hızlandırması bekleniyor.

Katılımın, yatırım endüstrisi tarafından düzenli olarak, kurumsal sürdürülebilirlik performansını iyileştirmenin en iyi aracı olarak lanse edildiği kamuya açık piyasalarda, Legal & General Investment Management (LGIM) gibi firmalar katılım stratejilerinde kırmızı çizgiler kullanıyor.

Risk çağı

LGIM'in göze çarpan yönetim performansı, katılımın güçlü bir araç olarak neler başarabileceğini gösteriyor.

Eğer petrol ve doğalgazda düşüşe geçildiyse, her türden yatırımcının - sürdürülebilir olsun ya da olmasın - yaklaşmakta olan riskler hakkında iyice düşünmeye başlaması gerekecek.

Sınırlı ortakların yatırımlarını kolaylıkla geri çekemediği özel piyasa fonlarında, "geçiş kaynaklı değer erozyonuna" hapsolma riski artıyor. Son derece çeşitliliğe sahip ve uzun vadeli küresel sahiplerin hakim olduğu kamu piyasalarında, enerji sektörünün on yıllık düşük performansı ve varlıklarının atıl kalma riski daha da acil hale gelecek.

Eğer 2024, Birleşmiş Milletler genel sekreteri António Guterres'in ifadesiyle "katlanarak artan iklim eylemi yılı" olursa, yatırımcılar tüm bu düşünceler ve sorularla yüzleşmeye yönelmek zorunda kalacak.

S360'ta ortak değer yaratmayı odağımıza alarak günümüzün en önemli sürdürülebilirlik problemleri üzerine stratejik öneriler geliştiriyor, böylece kârı amaçla birleştiriyoruz.

Detaylı bilgi için kurumsal web sitemizi ziyaret edebilirsiniz: www.s360.com.tr

İlginizi çekebilecek diğer makaleler

5 Dakikalık Okuma
February 23, 2024

Daha iyi veriler, moda sektöründeki çalışanları iklim risklerinden koruyabilir mi?

3 Dakikalık Okuma
February 23, 2024

İklim Kırılganlık Endeksi eşitsizlikleri gözler önüne seriyor

4 Dakikalık Okuma
February 23, 2024

Genç seçmenler iklim krizini önemserken politikacılar susuyor