Anasayfa

Enerji vatandaşlığı: Avrupa’nın düşük karbonlu geleceğinin mimarı yeşil topluluklar

Uzmanlar, Avrupa'nın sürdürülebilir, düşük karbonlu bir geleceğe geçişinin, enerjiyi yerel olarak üreten ve tüketen vatandaşların katılımı olmadan gerçekleşmeyeceğini söylüyor.

2 Dakikalık Okuma
|
Etki Ekonomisi ve Toplumsal Yatırım
Net Sıfır ve Karbonsuzlaştırma
İklim Kaynaklı Riskler ve Fırsatlar

Uzmanlar, Avrupa'nın sürdürülebilir, düşük karbonlu bir geleceğe geçişinin, enerjiyi yerel olarak üreten ve tüketen vatandaşların katılımı olmadan gerçekleşmeyeceğini söylüyor. İklim değişikliğinden kaynaklı orman yangınları, kuraklık, rekor hava sıcaklıkları ve Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesinin ardından yükselen gaz fiyatları yenilenebilir kaynaklara geçişe yeni bir aciliyet getirdi. Hollanda'daki güneş panellerinden İspanya'daki biyokütle brülörlerine görülüyor ki Avrupa’daki bölgeler kendi enerjisini üretiyor, tüketiyor ve satıyor. 

En son yayınlanan verilere göre, Avrupa’da kıta genelinde 2 milyon insan, 7.000 yerel enerji topluluğu oluşturuyor. 2018 ve 2019 yıllarında temiz enerji ve enerji topluluklarını teşvik eden AB yönetmeliklerinin yürürlüğe girmesinden bu yana sayılar hızla artıyor.

Yerel enerji, Avrupa'nın yeşil dönüşümünde anahtar rolüne sahip çünkü ısı pompalarının, gaz kazanlarının ve elektrikli araçların içten yanmalı motorların yerini almasıyla merkezi elektrik üretim ve dağıtım sistemleri talepteki büyük artışı tek başına karşılayamayacak.

Finlandiya LUT Üniversitesi akademisyeni ve Yeşil Enerjiye Geçiş Hareketi (GRETA) üyesi Gonçalo Mendes’e göre ilerlemenin tek yolu güneş ve rüzgar gibi kaynaklarla yerel olarak daha fazla enerji üretmek, verimli enerji yönetimi için depolamayı ve akıllı çözümleri artırmak. Bunun için ise vatandaşların aktif katılımı önemli.

Örnek olarak İspanya'nın San Sebastian eyaletinde Bara Bara mahallesindeki Ur Beroa kooperatifi 1985 yılından bu yana 500'den fazla yerlinin sıcak su ve ısınma ihtiyacını karşılıyor. GRETA tarafından incelenen projelerden biri olan bu kolektif, 1985 yılından beri doğal gaza alternatif olarak hem ısı hem de elektrik üretiyor. Ur Beroa'nın elektrik satışlarından elde edilen gelir yerel halkın ısınma ve sıcak su ihtiyacını karşılarken “şehirdeki en ucuz fiyatları" sunuyor. Ancak halkı motive eden tek nokta fiyatlar değil. Halk, kendi kararlarını almaktan ve toplu olarak yerel, yenebilir enerji kullanmaktan memnun.

Mendes, Avrupa’nın önümüzdeki sekiz yıl içinde sera gazı salımlarını %55 azaltma hedefine, vatandaşların katısı olmadan ulaşılamayacağının altını çiziyor. Hedefe ulaşmak için yenilenebilir enerji geçişinde ve yeşil enerjide halkların rolünün açıkça benimsemesi gerektiğini belirtiyor. 

Enerji toplulukları üzerine çalışan akademisyen Lurian Klein, yerel enerji paylaşım modellerinin, geleneksel enerji pazarlarından “çok daha erişilebilir, demokratik, işbirlikçi ve adil” olduğunu söylüyor. Yerel enerji kooperatifleri rekabetçi ekonomik çıkarlar yerine toplumu ortak değerler ve gelecek ile birbirine bağlıyor. Sosyal değerleri güçlendiriyor, kalkınmayı ve sosyal katılımı destekliyorlar.

Elektrik üretmek, depolamak ve tüketimi optimize etmek için finansman sağlayan sistemler tasarlayan Cleanwatts’dan Michael Pinto, Avrupa’da iki katına fırlayacak elektrik ihtiyacının var olan şebekeler tarafından başa çıkılamayacağını belirtiyor. Ancak artık güneş panelleri ile üretim, depolama ve tüketimi verimli bir şekilde ölçmek ve yönetmek için akıllı teknolojiye sahip olunduğuna dikkat çekiyor. Enerji krizinin çözümü için iki seçenek var ulusal şebekelerin tamamını yeniden inşa etmek ya da elektriğin üretilme, dağıtım ve tüketim şeklini değiştirmek.

Hollanda Groningen'de 2.500 üyesi bulunan Grunneger Power'dan Steven Volkers’a göre bu on yıllık kooperatifin kuruluşun arkasında, insanların yeşile geçişin yavaşlığından duyduğu hayal kırıklığı ve değişim tutkusu var. Kooperatif, toplam 10.000'den fazla panelden oluşan iki güneş parkının yanı sıra şehir genelinde ev ve binalarda daha küçük enerji üretim merkezlerine de sahip. Üretilen yeşil enerji farklı bir enerji tedarikçisine satılıyor ve bundan elde edilen kar kollektife geri yatırılıyor. Volkers da Hollanda hükümetinin %50’si toplum tarafından ve %30’u sürdürülebilir şekilde üretilen elektrik hedefine vatandaşların katılımı olmadan ulaşılamayacağına  inanıyor.

Diğer bir taraftan İtalya’nın Bologna kentinde, üniversite, belediye, bölge sakinleri, bölgesel enerji ajansı ve diğer paydaşların katılımı ile hayata geçen “Yeşil Enerji Topluluğu Projesi (GECO)”, 2019'dan bu yana Pilastro-Roveri'nin kuzeydoğusunda faaliyetlerine devam ediyor.

Bologna Üniversitenin GRETA projesine katılımına öncülük akademisyen Martina Massari, Pilastro ve Roveri bölgeleri arasındaki zıtlığa dikkat çekiyor. Pilastro 1960'lı yıllarda kurulan birçok farklı kesimin barındığı bir yerleşim bölgesi. Demiryolu raylarının karşısındaki Roveri ise çok sayıda fabrika, depo ve AB'nin çatılarda konumlanmış en büyük güneş enerjisi santraline sahip bir endüstriyel bölge. Güneş enerjisi konutları yavaş yavaş daha enerji verimli hale getirirken artan enerji fiyatları ile bölgedeki konutlara olan ilgi hızla artıyor. 

Bologna Belediye'si Başkan Yardımcısı Anna Lisa Boni, AB'deki hanelerin %80'inden fazlasının enerji geçişinde aktif rol oynayabileceğini söyledi. Farkındalık ve katılım seviyeleri farklı olsa da önemli olanın toplumdaki temsiliyet algısı olduğunu vurguladı. Avrupa’daki bütün bu yeşil enerjiye geçiş hikayeleri, enerjinin geleceğine, üretim, dağıtım, tüketim kanallarının toplum için ne derece önemli olduğuna ve yerel enerji seçimlerinin hem bireyler hem de toplum için kesinlikle bir fark yaratabileceğine işaret ediyor.

S360'ta ortak değer yaratmayı odağımıza alarak günümüzün en önemli sürdürülebilirlik problemleri üzerine stratejik öneriler geliştiriyor, böylece kârı amaçla birleştiriyoruz.

Detaylı bilgi için kurumsal web sitemizi ziyaret edebilirsiniz: www.s360.com.tr

İlginizi çekebilecek diğer makaleler

5 Dakikalık Okuma
May 10, 2024

Hidrojen ekonomisi ne kadar temiz?

5 Dakikalık Okuma
May 10, 2024

Temiz teknolojide neden iş birliği ve rekabet gücünü dengelememiz gerekiyor?

3 Dakikalık Okuma
May 10, 2024

ILO: Çalışanların %70'i iklimle bağlantılı sağlık tehlikeleri riski altında