Anasayfa

Avrupa Birliği ithalatta 'yeşil tarife' adına yasa çıkaran ilk lider ekonomi oldu

Avrupa Birliği (AB), yüksek karbondioksit salımı ile üretilen mallara uygulanmak üzere ithalatta “yeşil tarife” için yasa çıkaran ilk büyük ekonomi oldu.

3 Dakikalık Okuma
|
İklim Kaynaklı Riskler ve Fırsatlar
Net Sıfır ve Karbonsuzlaştırma

Avrupa Birliği (AB), yüksek karbondioksit salımı ile üretilen mallara uygulanmak üzere ithalatta “yeşil tarife” için yasa çıkaran ilk büyük ekonomi oldu.

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (The Carbon Border Adjustment - CBAM), endüstrilerini yeşilleştirmede başarısız olan ülkelerin yakında yeni bir tehditle karşı karşıya kalacağı anlamına geliyor. CBAM yüksek karbonlu faaliyetlerden kar elde etmeyi umanları cezalandırarak ve bu şirketleri yeşil operasyonlara yönelten bir vergi sistemi sunuyor. Sistem ilk etapta demir çelik, çimento, gübre, alüminyum, elektrik, hidrojen ve bazı kimyasallar üzerinde uygulanacak.

AB parlamentosundaki müzakerelere liderlik eden Çek Cumhuriyeti Sanayi ve Ticaret Bakanı Jozef Síkela Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın AB’de iklim eyleminin önemli bir parçası olduğunu söyledi. Mekanizmanın, 27 AB üye ülkesinde geçerli olan yüksek iklim standartlarını karşılayan AB dışı işletmeler tarafından mal ithalatını teşvik edeceğini belirtti. Bu vergilendirme, AB’de ithalatların dengeli bir şekilde ele alınmasını sağlayacak ve AB ortaklarını iklim çabalarına katkı sağlamak üzere inisiyatif alamaya itecek.

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Frans Timmermans, CBAM ile sanayinin birçok alanın etkili bir dönüşüm sağlanacağını düşünüyor. Diğer ülkelerin karbon kısıtlamalarına uymadığı senaryoda Paris İklim Anlaşması taahhütlerine ulaşmada sıkıntılar yaşanacak. Avrupa sanayisi sektördeki diğer paydaşları olmadan CO2 salımlarını kontrol altına almakta ve iklim eylemi hedeflerini gerçekleştirmekte zorlanacaktır.

AB parlamentosunun çevre komitesi başkanı Pascal Canfin, vergilendirme sistemini memnuniyetle karşıladı. CBAM’ın dünyada bir ilk olduğunun belirtti. Avrupa'da karbon bedeli ödeyen şirketler ile ödemeyen yabancı rakipleri arasında ilk kez adil muamelenin sağlanacağının altını çizdi. Bu anlaşmanın hem Avrupa’daki şirketlerin işlerini korumak hem de iklim hedeflerine uymak için önemli bir adım olduğuna dikkat çekti. İlk CBAM gereklilikleri sadece birkaç sektöre uygulanacak olsa da Canfin, AB parlamentosunun hedefinde çok daha fazlası olduğunu açıkça belirtti. Otomobil gibi işlenmiş ürünlerin gelecekteki entegrasyonunun da bugünden sağlandığını aktardı. Haksız rekabeti ve karbon kaçağını önlemek için gerekli tedbirlerin alındığı mesajının altını çizerek kapsamlı bir yeniden yapılanma çalışmasına gerek olmayacağını bildirdi.

AB'nin iklim hedeflerini karşılamak için büyük bir itici güç olan AB yeşil mutabakatın bir parçası olarak açıklanan bu adım, küresel bir karbon ticaret savaşında sera gazı salımlarını azaltmak için adil bir küresel çabaya doğru ilk adım olabilir. CBAM’a ABD ve Birleşik Krallık’ın nasıl yanıt vereceğini merak konusu. Ancak Avrupa'nın yeni vergilendirme sisteminden en çok etkilenen ülkeler muhtemelen Çin, Türkiye, Hindistan ve Avustralya gibi yüksek karbonlu ihracat endüstrilerine sahip ülkeler olacak.

İklim ve kalkınma çalışmaları yapan ekonomist Lord Stern, vergilendirme tarifelerinin çelik gibi yüksek karbonlu endüstrilerde kabul ettirilmesi zor da olsa uygulanması gerektiğine inanıyor. Geleneksel çelik üretimi yüksek düzeyde fosil yakıt kullanımını gerektirir. Ancak bazı şirketler yakıt olarak elektrik ark ocakları ve hidrojen kullanarak "yeşil çeliğe" geçiş için adımlar atıyor. Çelik üzerindeki karbon vergileri, sektördeki yeşil dönüşüm için gereken yatırımı teşvik edebilir.

Stern, CBAM’ın uygulamalarının etkili bir şekilde planlanması gerektiğini ifade ediyor. Bunun için CBAM tanım ve kullanım açısından basit olmalı ve çelik, çimento gibi geleneksel yöntemlerle üretim yapan sektörler grubuna odaklanmalı. Diğer ülkelere AB’nin aklındaki asıl hedeflerin ve doğru politikalar uygularlarsa ortaya çıkacak olumlu etkilerin anlatılması için yapıcı bir diyaloğa ihtiyaç var. Ancak CBAM’ı yeşil koruma ile taraf devletlere aktarma ayrıştırıcı sonuçlar yaratabilir. Diğer ülkelerin sürdürülebilir büyümeyi ve salım azaltımlarını farklı şekillerde gerçekleştirebileceğini kabul etmek önemli. Dolayısıyla CBAM’ın politika ve çevre üzerindeki büyük etkilerine rağmen her ülkeye bir karbon fiyatlandırma mekanizması konusunda ısrar etmemeli.

CBAM, AB'nin sera gazı salımlarını 2030 yılına kadar 1990'a kıyasla en az %55 oranında azaltma hedefinde önemli bir yere sahip. Mekanizmaya ilişkin planlar daha önce Çin gibi büyük ekonomilerin tepkisini çekmişti. CBAM aynı zamanda AB'deki ABD'nin Enflasyon Azaltma Yasası'na ilişkin endişelerin dile getirildiği bir aralıkta formüle ediliyor. AB'nin karbon sınırı vergi planları çok tartışmalı bir dönemi açmışken yine her yeni mevzuat, planlama ve kriter süreçlerinde olduğu gibi burada da önümüzdeki birkaç ay CBAM’ın büyük ekonomilerdeki ve uluslararası ticaretteki geleceği için belirleyici olacaktır. 

S360'ta ortak değer yaratmayı odağımıza alarak günümüzün en önemli sürdürülebilirlik problemleri üzerine stratejik öneriler geliştiriyor, böylece kârı amaçla birleştiriyoruz.

Detaylı bilgi için kurumsal web sitemizi ziyaret edebilirsiniz: www.s360.com.tr

İlginizi çekebilecek diğer makaleler

3 Dakikalık Okuma
December 1, 2023

Dünyanın iklim etkileriyle yüzleşmek için tahmin edilenden 172 milyar dolar daha fazlasına ihtiyacı var

5 Dakikalık Okuma
December 1, 2023

COP28: İklim değişikliği finansmanında dönüm noktasından bir yıl sonra, yoksul ülkeler Dubai zirvesinde hayal kırıklığı yaşıyor

3 Dakikalık Okuma
December 1, 2023

İklim uyumuna yetersiz yatırım, eşitsizlik ve sosyal huzursuzluk