Anasayfa

2023’e giderken: ÇSY çerçevesine bakış

2022 yılını geride bırakmaya az bir zaman kalmışken kamu ve özel sektörde pek çok paydaş çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) alanındaki sorumluluk beyanlarını ve eylemlerini gözden geçirme ihtiyacını dile getiriyor.

4 Dakikalık Okuma
|
ÇSY Yatırımları ve Finans
Sürdürülebilirlik Stratejisi
İklim Kaynaklı Riskler ve Fırsatlar

2022 yılını geride bırakmaya az bir zaman kalmışken kamu ve özel sektörde pek çok paydaş çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) alanındaki sorumluluk beyanlarını ve eylemlerini gözden geçirme ihtiyacını dile getiriyor. Bunun nedeni 2022 yılının ÇSY bakış açısıyla hem çeşitli başarı hem de başarısızlık hikayelerine sahip olması.

S360 olarak yıl içerisinde ÇSY bakış açısıyla yaşanan başarı ve başarısızlık örneklerini sizler için derledik.

Başarısızlıklar

ÇSY sorumluluk çerçevelerinin ve eylemlerinin pek çok grup için bir vaat olmaktan ve yeşil badanadan öteye gidememesi, iklim krizinin şirketler tarafından görmezden gelinmesi ve fosil yakıt şirketlerinin lobi faaliyetlerini tüm güçleri ile devam ettirmesi bu yılın en önemli başarısızlık hikayeleri arasında yer alıyor.

Pek çok şirketin ÇSY stratejilerini veya verilerini halka açmaması, halihazırdaki hedeflerin ve eylemlerin ölçeklendirilmesi için standartlaştırılmış ve karşılaştırılabilir verilerin incelemeye açık olmaması da eleştirilen noktalar arasında. Bu nedenle, The Economist, ÇSY kriterlerini “dünyayı kurtarmayacak üç harf” olarak tanımlıyor.

Elon Musk’ın sahibi olduğu Tesla’nın kötü çalışma koşulları ve düşük karbon stratejisi olmaması nedeniyle Mayıs 2022’de S&P ÇSY Endeksi’nden çıkarılması üzerine attığı bir tweet de bu yıl önemli gündem maddelerinden birini oluşturdu. Musk’ın Exxon gibi büyük bir petrol şirketinin endekste yer alırken Tesla’nın çıkmasını eleştirmesi ÇSY kriterlerinin iş dünyası liderleri arasında da bir anlaşmazlık noktası olduğunu gösteriyor.

Vanguard’ın Net Sıfır Varlık Yöneticileri İttifakı’ndan (Net Zero Asset Managers Alliance) çekilmesi ve küresel sermayenin büyük bir kısmını yöneten yatırım şirketlerinin ÇSY çerçevesine olan bağlılıklarının zayıflaması iş dünyasında sürdürülebilirlik adımlarının güvenilirliğini sarsıyor. Bir HSBC yöneticisinin iklim krizinin yatırımcılar için büyük bir sorun teşkil etmediğine dair açıklaması, petrol zengini Birleşik Arap Emirlikleri’nin en kalabalık delegasyon ile COP27 zirvesine katılması, fosil yakıt şirketi lobicilerinin tam takım bulunduğu COP27 zirvesine dünyanın en büyük petrokimyasal alıcısı olan Coca-Cola’nın sponsor olması ve Katar’da düzenlenen FIFA Dünya Kupası’nda çoklu insan hakkı ihlallerinin yaşanması bu güveni kopma noktasına getiren sorunlardan yalnızca birkaçı.

Yeşil badana, şeffaflık, sorumlulukları yerine getirme ve bunlara bağlı kalma konusundaki başarısızlıklar ÇSY çerçevesinde yer almak isteyen pek çok şirketin eleştirilere maruz kalma korkusu nedeniyle iklim eylemlerine dair bilgileri paylaşmama kararı almasına neden oluyor. Yeşil susma (green hush) olarak adlandırılan bu olgu, yapılan bir araştırmaya göre her dört şirketten birinin bilimsel iklim hedefleri konusunda sessiz kalmasına neden oluyor.

Tüm bu sorunların üzerine Avrupa’da enerji masraflarının hızla yükselmesiyle Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki yatırımcıların ilgisi petrol ve doğalgaz şirketlerine yönelmiş durumda.

Başarılar

Yaşanan olumsuzluklara rağmen ileri yönde atılan adımlar da mevcut. Bunlardan ilki karbon yakalama (carbon capture) alanındaki teknolojik uygulamalar ve yenilikler. Örneğin, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nde kurulacak karbon yakalama tesislerinin yılda yaklaşık bir milyon tonun üzerinde CO2 yakalaması öngörülüyor. Karbon salımlarının azaltılmasına Fransa kısa mesafeli uçuşların yasaklanmasına yeşil ışık yakarak katkı sağlıyor. Dahası, yeşil enerjiye geçiş yapmayı planlayan Amerika Birleşik Devletleri’nde yenilenebilir enerjiler elektrik üretiminde kömür kullanımını geçti. ABD Enerji Bilgi Dairesi verilerine göre 2022 yılının sonunda tüm elektriğin beşte biri hidrogüç, rüzgar ve güneş enerjisinden elde edilecek. Karbon salımları konusunda bir diğer olumlu adım ise Avrupa Birliği’nin çelik ve çimento gibi kirletici ürünlerin ithalatına karbondioksit gümrük vergisi uygulaması. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (Carbon Border Adjustment Mechanism-CBAM) olarak adlandırılan bu sistem, birliğin 27 üyesini kapsıyor ve en çok salıma neden olan ürünlerden başlayarak vergilendirme yapıyor. Bunun yanı sıra, Avrupa Merkez Bankası, şirketlerin tahvillerini almadan önce şirketlere iklim skorları vereceğini duyurdu. Bu skorların geçmişteki salımları, şirketin planlarını ve salım raporlamasındaki gelişmeleri ölçeceği belirtiliyor.

Sorumluluk ve etki konusundaki eleştirilere rağmen COP27 birtakım başarılara imza attı. Örneğin, iklim krizi ile mücadelede kapsayıcılığı sağlamak adına Birleşmiş Milletler nihayet COP27’de çocuk ve gençlerin politika tartışmaları ve brifingleri düzenlemesine fırsat tanıdı. Bunun yanı sıra, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı, Mısır’daCOP27’ye ev sahipliği yapan Sharm El Sheikh yakınlarındaki mercan resiflerini korumak için 15 milyon euro ayırdığını duyurdu. Birleşmiş Milletler ise iklim krizi kaynaklı doğal felaketlerin vereceği hasarı azaltmak için erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi adına 3,1 milyar euro ayırdı. Japonya, Pakistan ve Birleşik Krallık dahil 25 ülkenin oluşturduğu bir grup ise 2030’a kadar ormansızlaşmayı durdurmak için birbirlerini sorumlu tutmalarına imkân tanıyacak bir söze imza attı.

Birleşmiş Milletler Çevre Meclisi’nde (UN Environment Assembly) ise 160 ülkenin temsilcisi plastik atıklarının döngüsüne odaklanarak 2024 yılına kadar plastik kirliliğini ortadan kaldıracak bir yasal anlaşmanın hazırlanmasını destekledi.

Bu yıl aynı zamanda yenilenebilir enerji üretimi alanında bir devrimin filizlenmesine şahit oldu. Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı’ndaki bilim insanları ilk defa net enerji kazancı sağlayan bir füzyon reaksiyonu oluşturmayı başardı. Bu durum önümüzdeki yıllarda geleneksel enerji kaynaklarının tamamen yerlerinden edilmesi konusunda köklü değişiklikler yaratabilir. Yenilenebilir enerji devrimi, ABD başkanı Joe Biden’in Enflasyon Azaltma Yasası (Inflation Reduction Act) ile iklim ve temiz enerji projeleri için ayırdığı 369 milyar dolar ile yakın bir zamanda gerçekleşebilir.

İş dünyasına baktığımızda Patagonia’nın kurucusu olan Yvon Chouinard, iklim hedeflerini verimli bir şekilde gerçekleştirmek için şirketin oylama hissesini yeni kurulan Patagonia Amaç Vakfı’na (Patagonia Purpose Fund) verdi. Aynı zamanda, şirket yaklaşık 100 milyon dolar değerindeki yıllık karını çevresel amaçlar için ayırmaya devam ediyor. Özel sektörde sürdürülebilirlik raporlamasının zorunlu hale gelmesiyle amaçlara bağlılığın yerleşmesi bekleniyor.

Özetle, bu yıl ÇSY açısından zorlu bir yıl oldu. Geçtiğimiz yılı değerlendirme yazımızda belirttiğimiz gibi 2023 yılında da iklim eylemlerinin başarısı eylemler ve hedefler arasındaki farkın kapatılmasında yatıyor. 

S360'ta ortak değer yaratmayı odağımıza alarak günümüzün en önemli sürdürülebilirlik problemleri üzerine stratejik öneriler geliştiriyor, böylece kârı amaçla birleştiriyoruz.

Detaylı bilgi için kurumsal web sitemizi ziyaret edebilirsiniz: www.s360.com.tr

İlginizi çekebilecek diğer makaleler

2 Dakikalık Okuma
May 31, 2024

İklim değişikliğinin nörolojik etkileri

3 Dakikalık Okuma
May 31, 2024

Büyük şirketler iklim taahhütlerini yerine getirmeleri için artan çağrılarla karşı karşıya

5 Dakikalık Okuma
May 10, 2024

Hidrojen ekonomisi ne kadar temiz?