Anasayfa

İnsanlık için bir dönüm noktası: Dünya nüfusu 8 milyara ulaştı 

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) kamu sağlığındaki gelişmeler ile insan ömrünün uzamasını kutlarken artan ekonomik eşitsizlikler ve çevresel hasar konusundaki endişelerini dile getiriyor.

2 Dakikalık Okuma
|
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Çeşitlilik
İnsan Hakları ve İş Gücü

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) kamu sağlığındaki gelişmeler ile insan ömrünün uzamasını kutlarken artan ekonomik eşitsizlikler ve çevresel hasar konusundaki endişelerini dile getiriyor. İnsan ömrünün uzaması ve nüfus artışı her ne kadar gelişen ve yaygınlaşan teknolojinin bir ürünü olsa da iklim krizi ve beraberindeki sosyo-ekonomik krizlerin getirdiği kayıp ve kıtlıklar, uzayan ve artan ömürlerin kalitesini düşürüyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres’in sözleriyle, küresel imtiyaz sahipleri ve yoksunlar arasındaki büyüyen eşitsizlikler kapatılmadığı sürece kendimize güvensizlik, kriz ve çatışma ile dolu 8 milyar ayrı dünya yaratmış olacağız.

Nüfus çeşitliliği

UNFPA tahminlerine göre nüfus artış hızı azalma gösterse de dünya nüfusu 2080 yılında yaklaşık 10, 4 milyar kişiye ulaşacak. Bu bağlamda, farklı ülkelerin ve bölgelerin çeşitli büyüme trendlerine sahip olması nüfus yapısının hiç olmadığı kadar çeşitli olduğu ve olacağı anlamına geliyor.

Örneğin, bugün küresel nüfusun üçte ikisi hayat boyu doğurganlık oranının kadın başına 2,1 doğumdan az olduğu yerlerde yaşıyor. Öte tarafta ise, çoğunluğu Sahra Altı Afrika’da olmak üzere, yoksul ülkelerdeki nüfus artışı büyük bir yükseliş gösteriyor.

Yoksulluk oranlarındaki düşüş ve azalan anne ve çocuk ölümleri sayesinde 8 milyarlık nüfus insanlık tarihi için bir dönüm noktası sayılsa da yalnızca rakamlara odaklanmak, kalkınmadan her yerde adil bir şekilde faydalanılmadığı gerçeğinden bizi uzaklaştırmamalı.

Kalıp çözümler fayda sağlamıyor

Farklı nüfus trendleri, sosyo-ekonomik-politik-kültürel şartlar ve altyapılar her bir ülke için özgün refah politikalarının uygulanmasını gerekli kılıyor.

Birleşmiş Milletler yetkilisi Kanem’in sözleriyle medyan yaşın Avrupa’da 41, Sahra Altı Afrika’da 17 olduğu bir dünyada tek tip politikalara bel bağlayamayız. Bu konuda başarıya ulaşmak için üreme haklarını merkeze alan veri temelli politikalar ile insanlara ve gezegene yatırım yapmalıyız.

Küresel eşitsizlikler ve kalkınma

Hızlı nüfus artışı, fiziksel ve sosyo-ekonomik altyapıların yetersiz olduğu yerlerde yoksulluk, açlık, yetersiz beslenme gibi sorunlar ile baş etmeyi daha da zorlaştırıyor. Öte yandan, sağlık, eğitim ve toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın gerçekleştirilmesi küresel nüfus artış hızını yavaşlatabilir. Böylece çevresel yozlaşma ve karbon salımlarının artması gibi sorunların ilerlemesi yavaşlayabilir. Fakat bu yaklaşım en fazla tüketimin ve karbon salımlarının nüfus artış hızının en yavaş veya negatif olduğu yerlerde olduğu gerçeğini göz ardı ediyor.

Sonuç olarak, nüfus artışı her ne kadar teknoloji ve sağlık alanındaki başarılara işaret ediyor gibi gözükse de refah ve esenlik konularında ülkeler ve sınıflar arası eşitsizliklerin hızla artması bu başarının ve büyüme odaklı bir sistemin sürdürülebilir olmadığını gösteriyor. Dolayısıyla, politika yapıcıların refahı yeniden tanımlamakla başlayıp sosyo-ekolojik çevre ile uyumu gözeten düşünce, karar ve uygulama araçları geliştirmeleri gerekiyor. 

S360'ta ortak değer yaratmayı odağımıza alarak günümüzün en önemli sürdürülebilirlik problemleri üzerine stratejik öneriler geliştiriyor, böylece kârı amaçla birleştiriyoruz.

Detaylı bilgi için kurumsal web sitemizi ziyaret edebilirsiniz: www.s360.com.tr

İlginizi çekebilecek diğer makaleler

2 Dakikalık Okuma
May 31, 2024

İklim değişikliğinin nörolojik etkileri

3 Dakikalık Okuma
May 31, 2024

Büyük şirketler iklim taahhütlerini yerine getirmeleri için artan çağrılarla karşı karşıya

5 Dakikalık Okuma
May 10, 2024

Hidrojen ekonomisi ne kadar temiz?